

![]()








BÖLGEMİZ
Karadeniz Bölgesi, ismini Karadeniz'den alır.Türkiye'deki bölgeler
arasında büyüklük bakımından üçüncü sırada yer almaktadır
İl merkezleri baz alındığında Karadeniz Bölgesi sınırları içerisinde kalan
iller şunlardır:
Amasya
Artvin
Bolu
Çorum

Giresun
Gümüşhane
Kastamonu
Ordu
Rize
Samsun
Sinop
Tokat
Trabzon
Zonguldak
Bayburt
Bartın
Karabük
Düzce
SAMSUN

TARİH
“Dündar Tepe” höyüğünde yapılan arkeolojik araştırma ve incelemeler Kalkolotik ve Bakır Çağlarına ait bir uygarlığın yaşadığını ortaya koymuştur.Anadolu’da Yunan kolonilerinin kurulduğu dönemde Samsun, “Amisos” adlı küçük bir yerleşme merkezi idi. Şehrin İon şehir devletlerinden Miletos ( Millet) tarafından kurulduğu kabul edilmektedir.
M.Ö.47’de Romalı Sezar’ın kesin egemenliğine giren Samsun, bu egemenliği izleyen ve Hıristiyanlığın yayıldığı Bizans döneminde bir piskoposluk merkezi olarak siyasal tarihte ve dinler tarihinde yer alır. 1071 Malazgirt Zaferi ile Anadolu kapılarının Türklere açılmasından sonra Samsun, Anadolu’nun fethi ile görevli komutanlardan Melik Danişment Gazi ve onun kurduğu Beyliğin denetimi altına girmiştir .
Çelebi Sultan Mehmet eliyle 1413’de Osmanlı yönetimine katılmış, 1427 yılında da Canik adıyla ilk kez haritaya geçmiştir. Samsun ve yöresinde tütün ekiminin yaygınlaşması ve buharlı gemilerin Karadenizde işlemesiyle 19.yy. da Samsun Karadenizde küçük bir iskele olma durumundan kurtuldu.
1869 yılında büyük bir yangın geçiren Samsun’un hemen hemen tamamı yanarak kül oldu. Fransa’dan getirilen bir mimarın planına göre sokak ve caddeler boyunca evler yapıldı.Zengin bir ticaret merkezi ve şehri olduğundan kısa zamanda kalkındı.
1.Dünya Savaşından sonra parçalanan ve düşmanlar tarafından istila edilen vatanımızı kurtarmak için Gazi Mustafa Kemal Paşa 19 Mayıs 1919’da Samsun’a ayak basarak Milli Mücadeleyi başlattı.O tarih “Gençlik ve Spor Bayramı “ olarak ilan edilmiş olup;1936 yılından beri her yıl kutlanmaktadır.
COĞRAFYA
Samsun, Orta Karadeniz bölgesinde yer alır. Yüzölçümü 9.579 km2 dir. Nüfusu ise 1.161.619’dur. Ordu,Tokat, Amasya ,Çorum, Sinop iliyle çevrili olup kuzeyini de Karadeniz kaplar.
Karadeniz kıyı şeridini takiben uzanan Kuzey Anadolu Dağları’nın il sınırı içindeki kesimleri daha yüksektir. Kıyıdan uzaklaştıkça basık ve yuvarlak sırtlar halinde yükselen bu dağlar 1000 ile 1500m’ye ulaşır. Batı uç kısmıyla il içine sokulan Canik Dağları, Kunduz Dağı, Bünyan Dağı, Sıralı Dağ ve Yunt Dağı ile ilin en yüksek dağı olan Akdağ (2.082 m ) başlıca dağlarıdır.
Plato ve yaylalar fazla yüksek değildir. Yaylalar: Ladik, Havza, Vezirköprü ve Kavak ilçelerinde yer alır. Kızılırmak ve Yeşilırmak nehirlerinin taşıdıkları alüvyonların yüzyıllar boyunca kıyıda birikmesi sonucu verimli Bafra ve Çarşamba ovaları oluşmuştur.
Samsun, akarsu bakımından zengindir. Türkiye’nin kendi sınırları içinde denize ulaşan en uzun nehri Kızılırmak Kızıldağdan doğar. Samsun’un topraklarından denize dökülür. Uzunluğu 1.182 km.. dır . Başlıca kolları Delice Suyu, Devrez Çayı, Gökırmak’ tır .
Köse Dağ’ dan doğup Canik Dağlarını geçerek Samsun il sınırına gelen Yeşilırmak Civa Burnu’ndan denize dökülür. 468 km.uzunluğu olan Yeşilırmak’ ın Tozanlı Irmağı, Tokat Çayı , Kelkit ve Çekerek Suyu önemli kollarıdır. Bunların dışında Samsun topraklarından çıkarak Karadeniz’ e dökülen Terme Çayı, Mert Irmağı, Kürtün Deresi ve Abdal Deresi gibi akarsuları vardır. Samsun, göl bakımından da zengin bir ilimizdir.
Samsun’un iklimi, sahil ve iç kesimlerde değişiklik gösterir. Sahil şeridi Karadeniz’in etkisinde olmasına karşın iç kesimler Akdağ ve Canik Dağları etkisi altındadır. Bir günde havanın bir kaç defa değiştiği gözlenebilir. Kıyı kesiminde kışlar ılık, ilkbahar sisli ve serin, yaz mevsimi ise genellikle kuraktır

TARİHİ:
Çarşamba'nın ne zaman kurulmuş olduğuna dair kesin bilgiler yoktur. Ancak
Yeşilırmak ovası merkezinde kurulu olan ilçenin M.Ö. 4000'lerden bu güne bir
yerleşme merkezi olduğuna dair görüşler vardır.
Çarşamba M.Ö. 4000'lerden itibaren Hitit, Frig ve Pers egemenlikleri altında
yaşamıştır. M.5, 63'de Roma imparatorluğuna bağlanmış daha sonra da Bizans
topraklarına katılmıştır, bu durum l 200 yıllarına kadar sürmüştür.
Beylikler döneminde Canik Beylerinden Tacettinoğullarının İdaresindeydi.
1428'de Osmanlı topraklarına katılan Çarşamba; Yörgüç Paşa, Hacı Ali Paşa ve
Hazinedaroğullan tarafından idare edilmiştir.
Çarşamba ilçesi Yeşilırmak'ın doğu yakasında Çay mahallesi, batı yakasında
Sarıcalı mahallesi olmak üzere bu alanın çevresinde gelişmeye başlamıştır.
Çarşamba' nın bütün ovada merkez rolünü üstlenmesinde, ilki 1370 yılında
kurulmuş olan panayırın etkisi büyüktür. Bu panayır Çarşamba günleri
kurulduğundan ilçenin adı da buradan gelmiştir.
Osmanlı İmparatorluğu zamanında da idari teşkilatta önemli bir ilçe olarak
yerini almış, olan Çarşambada Cumhuriyetten sonra 1925'de Belediye teşkilatı
kurulmuştur.
COĞRAFİ KONUMU:
İlçe Samsun-Ordu karayolu üzerinde ve Yeşilırmak'ın iki yakasında Çarşamba
ovası üzerinde kurulmuştur. Doğusunda Terme, Batısında Tekkeköy, Kuzeyinde
karadeniz kıyıları, Güneyde ise Ayvacık ve Salıpazarı ilçeleri ile
sınırlanmıştır.
Bafra gibi Çarşamba'da Yeşilırmak'ın biriktirdiği birikinti ovasıdır,
Yeşilırmak ovayı ikiye bölmektedir, Canik dağlarının uzantısı olan dağlar
ilçenin güneyinde kalmaktadır Ormanlarla kaplı olan bu alanlardan denize
kadar uzanan sadece çaltı burnundaki ormanlık alandır. Türkiye'nin büyük
akasularından olan 416 km. uzunluğundaki Yeşilırmak ilçenin en büyük
akarsuyudur Sivas'taki Köse Dağlarından (2801 m) doğar, Canik dağlarını
aşarak Çarşamba ovasına ulaşır, Civa burnundan karadeniz'e dökülür.
Yeşilırmak'ın denize yakın kısımlarında delta gölleri oluşmuştur. Sahilde
yer alan bu göller; Dumanlı gölü, Akarak gölü, Akmaz gölü, Kocagöldür. Diğer
göller ise ırmak yatağının değişmesi sonucu oluşmuş göllerdir, bunlar;
Sazlıkgölü, Çilme gölü, Körırmak gölüdür. Göllerin çevresi sazlık ve
bataklıkla çevrilidir.
SOSYO - EKONOMİK YAPISI:

Çarşamba ilçesi Yesilırmak'ın oluşturduğu verimli delta ovası üzerinde
kurulmuştur. Halkının büyük bir kesimi tarımla uğraşmaktadır.
Yeşilırmak'ın suladığı ova tarıma son derece elverişli topraklarla kaplıdır.
İlçede tarım Türkiye'ye üretim yapacak kadar gelişmiştir. Yetiştirilen
ürünler; bağday, arpa, çeltik, fasulye, soya fasulyesi, nohut, şeker
pancarı, ay çiçeği, şeftali, fındık ve elma başta olmak üzere çok
çeşitlidir. Samsun mısır üretiminde Türkiye'deki üretimin % 39'unu sağlarken
mısırın çoğunu Çarşamba ilçesinden elde eder. İlçede 450 dekarlık alana
tütün dikilmekte ve yılda ortalama 42.346 kg. tütün yetiştirilmektedir.
Ayrıca; şeker fabrikasının üretime başlamasıyla şeker pancarıda
yetiştirilmeye başlanmıştır. Şeker fabrikasının açılması özellikle köylerde
büyük ve küçük baş hayvancılığın gelişmesine yol açmıştır.
Ekime ve dikime elverişli alanların geniş olması; çiftçilerin verimli
alanlarda sebzecilik yapmalarına olanak sağlamıştır. İlçede özellikle;
domates, biber, patlıcan, salatalık, taze fasulye vb. sebzeler
yetiştirilerek, toptancı sebze halinde ihtiyaç duyulan illere sevk edilmek
üzere pazarlanmaktadır.
Çarşamba'da sanayi alanında da gelişmeler kaydedilmektedir. Özellikle yörede
üretilen fındığı işleyerek; Almanya, AB.D., Suudi Arabistan, Hollanda,
Belçika, İsviçre, Birleşik Arap Emirlikleri, İtalya gibi ülkelere ihraç eden
özel sektöre ait üç fındık kırma fabrikası vardır. Yine deniz ürünlerini
işleyerek Fransa'ya ihraç eden özel sektöre ait iki küçük fabrika mevcuttur.
ULAŞIM:
Çarşamba Samsun-Ordu Devlet Karayolu üzerinde olup, Samsun'a uzaklığı 37
km.dir. Hiç ulaşım sorunu olmayan Çarşamba ilçesine Samsun İl Merkezinden
demiryolu bağlantısı da 1926 yılından beri devam etmektedir.
TARİHİ ve KÜLTÜREL DEĞERLER:
İlçede ilk Tunç Çağı yerleşmeleri olan; Tepecik, kilise Tepe, Tünbütepe
Höyükleri vardır.
Çarşamba ilçe merkezi doğuyaka mezarlığı içinde yeralan Göğceli Cami Anadolu
ahşap mimarisinin en güzel örneklerinden birini oluşturmaktadır. 1206
yıllarında yapıldığı tahmin edilen camiye 1335 yılında revak kısmı ilave
edilmiştir. Cami tamamen ahşap olup, tekkatlıdır. Dış kısmı çok kalın ve
yaklaşık 25m. uzunluğundaki kalasların birbirine geçirilmesi ile
yapılmıştır. Caminin en önemli özelliğinden biri yapımında hiç metal çivi
kullanılmamış olmasıdır. Caminin etrafındaki mezarlık garipler mezarlığı
olarak bilinmektedir. Cami tescil edilmiş tarih eserler kapsamındadır.
Çarşamba'da Osmanlılar döneminden kalma camiler de vardır. Bunlar; Rıdvan
Bey Camii (1781), Abdullah Paşa Camii (1847), Değirmenbaşı Camii (1916),
Yeni Keten Camii (19. yy. sonları), Kanarya Camii dir. Ayrıca Yayalar
Köyünde de 1619 tarihlerinde yapıldığı tahmin edilen yine ahşaptan Şeyh
Habil Camii yer alır.1931 yılında yapılmış, Çarşamba Köprüsü de, Cumhuriyet
döneminin ilçeye en önemli armağanı olarak, hala hizmet vermektedir.
Gezi ve Mesire Yerleri:
Çarşamba ilçesi geniş ovalık alanları, Yeşilırmak ve çevresindeki doğal
güzellikleriyle gezip görmeye değer yörelerimizdendir.
İlçe, Terme ilçesi sınırlarından başlayıp, Tekkeköy ilçesi sınırlarına kadar
uzanan sahilinde; Civa burnu istikametinde ilçe merkezine 10-12 km.
uzaklıktaki, ince kumlu plajları ve doğal gölleriyle dikkat çeker.
Çevresi sazlık olan Çarşamba gölleri su ürünleri açısıdan zenginlikleri ile
meşhurdur.
Folklorik Değerler:
Lozan Barışı'ndan sonra Samsun'a ve dolayısıyla Çarşamba'ya Selanik, İskeçe,
Kavala, Kafkasya, Doğu Karadeniz, Gürcistan ve diğer ülkelerden gelenler
yerleşmiştir. Bu göçlerle gelen değişik kültürler Çarşamba da zengin bir
folklor birikimi oluşturmuştur.
Yöre oyunları çok çeşitlidir. Kemençe eşliğinde oynanan Horonlar, davul ve
zurna ile oynanan rumeli oyunları ve Halaylar, bağlama ile oynanan Kol
havaları, akordion ile oynanan Kafkas Oyunları bu çeşitliliğin örnekleridir.
Çarşamba da saz yapımı da yaygındır. Yörede Garip, Yaylalı semah ve kerem
havaları çoğunluktadır. Çarşamba Türküleriyle de ünlüdür. Çarşamba
dedikleri, Çarşamba'ya Sel Aldı bunlardan en ünlüleridir.
Yemekler:
Keşkek, Mısır Pastası, Mısır Çorbası, Karalahana Çorbası ve Sarması, Kaz
Tiridi gibi mahalli yemekler yapılmaktadır.
Çarşamba Öğretmen Evinden de konaklama tesisi olarak yararlanılabilir.